Sayid'i oynayan çocuk, bana hep Doğuş'u hatırlattı. Belgesel niteliğinde bir film. İzlerken yormuyor, ama çokta birşey veremiyor. Sonu istenmediği çok belli bir "size kalmış" sonla bitiyor. Eurovision'dan İsrail'in şarkısı There Must Be Another Way'i hatılarladım bol bol. Ana özeti bu çünkü filmin. İntikam almak için ya da özgür olabilmek için savaştan daha iyi bir yolu mutlaka olamlı.
Bu iki komşu, yazı tura gibi ya da siyahla beyaz gibi ekonomik ve yaşam koşulları bambaşka iki ülke, ve süre-gelen katliam neticesinde birbirlerini yok etme çalışmaları... Haberlerde bile daha ağır hallerini görüyoruz. Film çok hafif bu konuda. Savaş sahnesi yok. Zaten çok yakın iki gençcin, Sayid ve Halid'in ne olduğunu idrak etmeden kalkıştıkları, sonradan düşünmeye başladıkları canlı bomba olma/olmama hikayesi. Film biterken senaryo biraz dağılıyor. Belirsizlik sizi uyanık tuturak durumu sorgulamanızı ve vicdanınızdan çıkacak bir cevaba göre filmi noktalamazı sağlıyor.