Daha önce okuduğum diğer blog yazarları filmi çok beğenmişti. Ben üç parça şeklinde izledim. Ve onlar kadar beğenmedim. Evet senaryosu özgün ve iyi ama Milk çok daha iyi. Son zamanlarda genelde çizgi filmlere sırt dayrım bu konuda ama WALL-E'yi izledikten sonra yeterli bulmamıştım. Yani güzel ve özgünlüğün dışında, senaryoda doyurucu bir şey ya da ikinci kısım olarak "bir şey eksik" kalıyor. Tam değil gibi ama yine de güzel.
Baş rol oyuncusu Colin Farrell'i pek sevmem. Sosyal yaşantısı ile benim için serseriden başka biri değildir. İskender filmini (ve rezilliğini hala) unutamam. Sadece beğendiğim tek filmi Minority Report'tur. Altın Küre kazandı ama filmin diğer yarısı olan Brendan Gleeson da çok başarılı. Film boyunca ben onun kişiliğine daha yakın buldum kendimi. Ray'in çocuk-ergen karışımına Colin elbet cuk diye oturuyor ama "Dünyanın Sonundaki Ev"den bildiğim uyuşuk-yumuşak Colin ile örtüşmüyor. Zaten normal hayatından bir farkı var mı oynadığı rolden diye düşündüm bar sahnelerinde. İçkiler su gibi içilirken... Ve Doğu insanın sahip olduğu gibi o parmak kalınlığındaki kaşlarını sevmiyorum. Bana hep anne sözü dinlemeyen, aksi çocukları anımsatıyor.
Bir tatil şehrinde entrika, macera çevirmek ve bunu dramatize edip karma misali başlayıp bitirmek, evet güzel. 18+ üstü için uygun sayılabilir, bazı şiddet ve madde kullanımı sahnesi var. Onun dışında müzikler güzel dendi vs. ama ben daha iyilerini dinledim. Örnek Piyanist filmi. O yüzden müzikler bana sıradan geldi.
Sonuç olarak başarılı, ilginç bir film. Ama benden A alamaz. O kadar iyi değil. 3-4 arası puanım.